COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Cinsel İşlev Bozuklukları

Dünya Saglık Örgütü (WHO) cinsel sağlık kavramını, cinsellikle ilgili fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal bir iyilik hali olarak tanımlamaktadır. Buna göre cinsel sağlık sadece hastalık veya işlev bozukluğu olmaması ile sınırlı değildir. Cinselliğe ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygılı bir yaklaşımın yanı sıra, zorlama, ayrımcılık ve şiddet içermeyen, zevkli ve güvenli cinsel deneyimler yaşama imkanını da gerektirir. Mutlu ve doyumlu bir cinsel yaşam için karşılıklı saygı, etkin iletişim ve paylaşım olmazsa olmazdır. Bireyin kendi bedenini tanıması, cinsel haz noktalarını fark etmesi ve bunu cinsel eşiyle paylaşmaktan kaçınmaması daha doyumlu bir cinsel ilişki yaşamasını sağlayacaktır. Kişilerin birbirlerine karşı sorumlu davranmaları ve herkesin bir mahremiyeti olduğu gerçeği de göz önünde bulundurulmalıdır. Cinselliğin nasıl yaşanacağı her iki tarafın istek, onay ve rızası ile gerçekleştirilmelidir. Hiç kimse hoşlanmadığı bir cinsel davranışı yaşamak ya da sürdürmek zorunda bırakılmamalıdır.

Yapılan araştırmalar cinsel sorunların, dünya genelinde sıkça görüldüğüne işaret etmektedir. Her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığı bilinmektedir. Çeşitli toplum ve kültürlerde yapılan çalışmalar, cinsel işlev bozukluklarının rastlanma sıklığında kültürel ve toplumsal bazı farklılıklar olduğunu da göstermektedir. 

Cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasında eğitimsizlik ve cinsel bilgi eksikliği en önemli nedenlerdir. Cinselliğin bir tabu olarak algılanması, konuşulmaması ve hatta yasaklanması, yapılandırılmış bir cinsel eğitimin olmaması, cinselliğe dair bir takım yanlış inanışların olması toplumda cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasında en önemli etkenler arasında yer almaktadır. Cinsel sorunlara yol açabilen bir diğer önemli neden psikolojik sorunlar (depresyon, anksiyete bozuklukları, ruhsal travma vb.) ve strestir. Ayrıca bazı kronik hastalıkların da (kalp damar hastalıkları, diyabet, tiroid işlev bozuklukları vb.) cinsel işlev bozukluklarına yol açtığını söyleyebiliriz. 

Amerikan Psikiyatri Birliğinin hazırlamış olduğu Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Sınıflandırması Başvuru Kitabının en güncel hali olan DSM 5’e göre cinsel işlev bozuklukları;

  • Kadında cinsel ilgi ve uyarılma bozukluğu
  • Kadında orgazm bozukluğu
  • Cinsel organlarda-pelviste ağrı/içe girme bozukluğu
  • Erkekte düşük cinsel istek bozukluğu
  • Sertleşme bozukluğu
  • Erken boşalma
  • Geç boşalma
  • Maddenin/ilacın yol açtığı cinsel işlev bozukluğu
  • Tanımlanmış diğer bir cinsel işlev bozukluğu
  • Tanımlanmamış cinsel işlev bozukluğu

şeklinde sınıflandırılmıştır. 

Cinsel terapist olarak klinik pratiğimizde sıkça gördüğümüz cinsel işlev bozuklukları ise ; vajinismus (cinsel organlarda-pelviste ağrı/içe girme bozukluğu), azalmış cinsel istek, erken boşalma, sertleşme bozukluğu ve kadında orgazm bozukluğu şeklindedir.

 

Thumbnail [200x200]
Psikiyatri Uzmanı

Uzm. Dr. Dilek SARIKAYA