Erişkin Psikiyatri Polikliniği - DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağında gözlenen ve artık erişkin dönemde de yüksek oranda devam ettiği kabül edilen önemli bir nöropsikiyatrik bozukluktur. Tüm dünyada çok yaygın bir şekilde görülmektedir. Yapılan çalışmalarda çocuk ve ergenlerdeki sıkılığı %5-10 arasında bildirilmiştir.  DEHB geçmişte sadece çocukluk döneminde sınırlı görülen bir hastalık olarak tanımlanırken artık yapılan araştırmalarla da görüldüğü üzere erişkinlik döneminde de yüksek sıklıkta devam eden ve işlevselliği, yaşam kalitesini bozan bir nöropsikiyatrik bozukluk olduğu tüm dünyada kabül edilmektedir. Çocukluk döneminde erkeklerde daha fazla iken erişkinlik döneminde kadın erkekte görülme sıklığı eşittir. Temel belirtileri, dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir. Bazı kişilerde dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik/dürtüsellik bir arada görülürken, bazılarında sadece aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ya da sadece dikkat eksikliği görülmektedir. Erişkin dönemde hastalığın hiperaktivite kısmı biraz daha azalabilmekle birlikte dikkat eksikliği semptomları daha ön plana geçer.

DEHB neden olur? Etiyolojisinde neler vardır?

DEHB’nin en önemli risk etkeni genlerdir. Aile çalışmaları ailesel bir hastalık olduğunu göstermiştir.  İkiz çalışmaları monozigot ve dizigot ikizlerde yüksek eş hastalanma göstermiştir. Evlat edinilmiş bireylerde yapılan çalışmalarda; biyolojik ebeveynlerde evlat edinen ebeveynlere nazaran DEHB’nin daha yüksek oranda olduğunu göstermiştir. İkiz ve aile genetiği çalışmaları DEHB için ortalama kalıtılabilirliğin %60-90 arasında olduğunu ortaya koymuştur. Genetik etkenlerin yanı sıra, annenin gebelikte nikotin ve alkol kullanımı, gebelik ve doğum komplikasyonları, kafa travması, aile içi çatışmalar, anne babanın suç oranlarının yüksekliği, anne babada diğer psikiyatrik hastalıkların olması, maddi sorunlar, travmatik yaşantılar da gibi diğer etkenlerinde önemli olduğu çalışmalarda belirtilmiştir.    DEHB’nin biyolojik nedenleri ile ilgili dopamin ve noradrenalin denen nörotransmiter maddelerin miktar ve fonksiyonlarının bozulması bildirilmiştir.

DEHB belirtileri nedir?

Adından da anlaşılacağı üzere dikkat eksikliği ve hiperaktivite/dürtüsellik olmak üzere 2 ana belirti kümesi bulunmaktadır. Genel olarak kişinin dikkati çok çabuk dağılır, ayrıntılara dikkat edemez, sık hata yapar, unutkandır, eşyalarını ya da günlük yapacağı basit etkinlikleri bile unutabilir. İşlere başlamakta ve başlasa bile bitirmekte zorluk yaşar. Dikkat gerektiren işlerden özellikle kaçınır. Organizasyon ve planlama işlerinde zorlanır. Sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanır. Süreç içinde yetersizlik hissi ve özgüven kaybı eşlik eder. Sırasını beklemekte, karşıdakini dinlemekte zorluk yaşar, sabırsızdır. Bir yerde uzunca süre sakin oturamaz. Kendisine sorulan sorular bitmeden hızlıca yanıt verir. Başkalarının sıklıkla sözünü kesebilir. Çoğu kez karşısındakini dinlemiyormuş, aklı başka bir yerdeymiş izlenimi doğurur. Tüm bu nedenlerden dolayı zeka düzeyi ve sahip oldukları yeteneklerle bağdaşmayacak şekilde başarıları düşüktür. Engelllenme eşiği düşüktür, kişi sıkça tahammülsüz olabilir.  DEHB olan bireyler sosyal ipuçlarını anlamada sorun yaşarlar, sosyal durumları sıklıkla yanlış yorumlarlar ve uygunsuz yanıt verirler. DEHB’li bir kişide duygusal iniş çıkışlar sıkça görülür. Kişi gayet iyi hissederken sonrasında gergin ve sinirli olabilir. Kolay mutlu olamaz, hayal kırıklıkları ile baş etmekte zorlanır. Öfkesini yatıştıramaz, ufak tartışmaları kavgaya dönüştürür. Tehlikeli ve riskli aktiviteleri severler. Uyku düzenlerinde bozulma sık görülür. Sonuçlarını düşünmeden ani karar alıp uygularlayabilirler. Birden fazla işle uğraşıp çoğunu yarım bırakırlar. Tehlikeli araba kullanmayı severler. Dikkatleri çabuk dağıldığı için zihinsel performans gerektiren işlerden kaçınırlar, hareketli işleri tercih ederler. Bağlanma ve ilişki sorunları yaşayabilirler.

Bunlar bir erişkinin yaşamını oldukça etkileyebilecek belirtilerdir. Bu temel belirtiler erişkin dönemde okul, iş performansında ve kişilerarası ilişkilerde bozulma  ve diğer davranışsal uyum problemlerine  yol açar. Dikkatte çelinebilirlik, organize olamama, verilen görevleri sürdürme güçlüğü ve dürtüsellik gibi  belirtiler DEHB olan bireylerin etkili başa çıkma becerileri geliştirmesini önleyebilir. Bu da kişinin başarısızlığını daha da arttırır. Başarısızlığın artması kaygıyı arttırır. Kaygı arttıkça dikkat ve bellek işlevleri daha da bozularak bir kısır döngü yaşanmaya başlar.

DEHB tanısı nasıl konulur?

Hastanın gelişimiyle ilgili çocukluktan başlayarak ayrıntılı şekilde bilgi alınması gerekir. Hasta ve yakınlarının hastalık belirtileriyle ilgili gözlemlerini derecelendirdikleri özel geliştirilmiş ölçekler bulunmaktadır, bu ölçekler kullanılır. Klinik bilgilere ek olarak, dikkat ve konsantrasyonu ölçmek için özel olarak geliştirilmiş testler uygulanır ve sonuçlar klinik bilgilerle birlikte değerlendirmeye alınır.

DEHB hangi hastalıklarla birlikte sık görülür?

DEHB ile beraber eş tanılar depresyon için %35-50, kaygı bozuklukları için %40-50, alkol, madde bağımlılığı içinde %25-50 oranlarında bildirilmiştir. Bu oranlar oldukça yüksek oranlar olduğu göz önünde bulundurulursa DEHB tedavisi yapılmazsa kişinin hem DEHB’den hem de eşlik eden psikiyatrik hastalıktan dolayı işlevselliği ve yaşam kalitesi bozulur.

DEHB’de tedavi nasıl yapılır?

Hastalığı nedenleri içerisinde söz ettiğimiz dopamin disfonksiyonu nedeni ile dopaminerjik  sistem  üzerinden etki gösteren psikostimulan ilaçların başarı oranları yüksektir. Bu ilaçlar daha çok Ritalin, Concerta vs olarak bilinen ilaçlar olup bu ilaçları kullanmadan önce psikiyatrik muayenin dışında tıbbi bazı incelemelerin yapılması uygun olacaktır.  Bu gruptan başka, Noradrenalin üzerinden etki gösteren daha yeni ilaçlar ve antidepresan gruptan ilaçlar da tedavide kullanılmakta ve oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır. İlaç önemli bir tedavi yöntemi olmakla birlikte DEHB olan kişilerde zaman yönetimi, planlama, organizasyon, sosyal beceri eğitimlerini içeren Bireysel Kognitif-Davranışçı terapi ve Grup terapileri ilaca ek olarak fayda sağlamaktadır. Kişinin kendisine ve aileye ayrıntılı psikoeğitim ve ilişkilerin ve iletişim sorunlarının düzenlenmesi önemlidir.