Feneryolu Dil, Konuşma Terapisi Polikliniği

Kekemelik Nedir?

Kekemelik konuşmanın akıcılığında herhangi bir biçimde ortaya çıkan kesintiler olarak tanımlanmaktadır. Kekemelik genellikle kendisini üç tipte göstermektedir. Bloklar şeklinde karşımıza çıkan birtakım kesintiler olabilir. Uzatmalar ya da ses tekrarı ve hece tekrarı şeklinde ortaya çıkan akıcılık bozuklukları şeklindedir.

Kekemelik genellikle dil gelişimi sırasında ortaya çıkmaktadır.  Her 100 çocuktan dördünde kekemelik görülmektedir. En çok 2-5 yaş arasında ortaya çıktığını görüyoruz. Kekemelik davranışı herhangi bir müdahaleye gerek duymadan altı ay ile iki yıl içerisinde kendiliğinden ortadan kalkabilir. Ancak altı aydan uzun süren kekemeliklerde yardımsız gelişim olmamaktadır. Erken dönemde kendiliğinden geçmemesi ya da erken müdahale ile yönetilmemesi durumunda, kekemelik kronikleşebilir.

Kekemelik genetik alt yapı, nöro-anatomik ve nörofizyolojik etmenler, özellikle kontrolsüz farkındalığın ortaya çıkmasıyla birlikte eşlik eden psikolojik faktörler ile ilişkilidir. Konuşmanın doğal akışının istemsiz biçimde kesintiye uğraması olarak tanımlanmaktadır. Konuşma gelişimi sırasında çocukların çoğunluğunda akıcı olmayan konuşma davranışları olabilir. Konuşmada bazen aksaklıklar olması normaldir. Ama kekemelik, “normal” olarak kabul edilen akıcı olmayan konuşma biçiminden farklıdır. Konuşma sırasında sözcüklerin bir kısmında tekrarlar, “tıkanma” sonucunda konuşma seslerini söyleyememe, zorlanma, uzatmalar gözlemlenmektedir. Bu davranışlar sık yaşanıyor ve belirgin oluyorsa, aileler kekemelikten şüphe edebilirler.

Kekemeliğin yönetimi çok önemlidir. Tedavi yerine yönetim terimini daha uygundur çünkü kekemelik bir hastalık değildir. Özellikle erken dönem kekemeliğin yönetim planlaması açısından teşhisi, bu konuda eğitimli, bilgili ve deneyimli bir dil ve konuşma terapisti tarafından yapılmalıdır. Kekemelik terapisi yoğun ve karmaşık bir süreçtir. Terapi süreci ve süresi kişinin yaşına, koşullarına, kişilik özelliklerine, kişinin iletişim-dil-konuşma performansının değerlendirilmesi sonucunda çıkan tabloya, bu tabloya eşlik eden başka sorunların olup olmadığına göre değişir. Kekemelik terapisinin temel amacı, kişide akıcı konuşma davranışını geliştirmek, her türlü ortama genellemek ve yerleştirmek için yönetsel düzenlemeler yapmaktır. Mümkün olan en erken yaşta başlanmasında yarar vardır. Çünkü erken müdahalenin gerekçesi, inatçı kekemeliği önlemektir.

Kekeme çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

Çocukla konuşurken aceleci, telaşlı olmamak gerekir. Konuşma sırasında duraklamalar yapılarak konuşma sırasında aceleye gerek olmadığı hissi çocuğa hissettirilebilir. Böyle örnek davranışlar, konuşmaya yönelik sözel uyarılardan daha etkilidir.

Çocuğun nasıl konuştuğuna değil, ne söylediğine odaklanılmalıdır.

Çocuğun sadece konuşmasına değil, diğer güçlü olduğu alanlara odaklanılabilir. Örneğin, spor, resim gibi konuşmayla ilgili olmayan diğer güçlü yanları takdir edilebilir. Sadece “Aferin!” demek yerine, açıklayıcı kısa cümleler kurarak çocuğunuzun özgüven gelişimi de sağlanmış ve desteklenmiş olursunuz.

Kekemelikte çevrenin de bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Terapi ve eğitim sürecinde ailenin katkısı çok önemlidir.  Çocuk okul dönemindeyse arkadaş ve öğretmenlerinin bu durum hakkında bilgilendirmesi de önemlidir.