Erişkin Psikiyatri Polikliniği - VAJİNİSMUS

VAJİNİSMUS

Vajinismus nedir ?

Vajinismus kadınlarda cinsel birleşmeye engel olacak şekilde vajinanın dış bölümündeki kaslarda yineleyici ya da sürekli, istem dışı kasılma olarak tanımlanır. Kasılma cinsel birleşme dışında, kadın doğum muayenesi, tampon kullanımı denenmesi sırasında da olabilmektedir. Buna  ağrı, cinsel birleşmeden korku ve endişeler de eşlik etmektedir. Çiftler cinselliğin diğer alanlarında genellikle sorun yaşanmazken, birleşme denendiğinde vaginadan giriş mümkün olamamakta ve kadın yoğun sıkıntı duymaktadır. Vajinismus, genital organları içeren resimlere, kendi cinsel organlarına bakamamayı, kadın doğum muayenesinden kaçınmayı da içerebilir. Bu bozukluk ilk cinsel deneyimde ya da muayenede farkedilir. Tedavi edilmediğinde kadının kendisini yetersiz, erkeğin reddedilmiş hissetmesine dolayısıyla ek olarak cinsel isteksizlik, sertleşme sorunlarına da neden olabilmektedir. Çiftlerin ilişkileri de olumsuz etkilenebilmekte, tedavisi mümkün iken maalesef boşanmalarla sonuçlanabilmektedir.

Vajinismus tanısı için çift ile yapılan psikiyatrik görüşme yeterlidir.

Vajinismus nedenleri nelerdir ?

Vajinismus batılı ülkelerde nadir bildirilirken, ülkemizde sıkça başvuru nedenidir. İlk cinsel birleşmenin ağrılı, hymenin (kızlık zarının) yırtılmasının çok kanamalı olduğu, kadının cinsel ilişkide zarar görebileceği gibi cinsellikle ilgili yanlış inanışlar, cinsel eğitim yetersizliği; anatomi ve fizyolojisinin bilinmiyor olması bozukluğa zemin hazırlayabildiği gibi, cinselliğe karşı katı ve yasaklayıcı tutumu olan toplumlarda sık görülmesi yetiştirilme tarzının da bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabileceğini göstermektedir. Genellikle yaşam boyu olmasına karşın travmatik cinsel deneyimler sonrasında da gelişebilir.

Vajinismus tedavisi nedir ?

Vajinismus'un tek tedavisi bu konuda deneyimli psikiyatristler ve klinik psikologlar tarafından uygulanan psikoterapi/cinsel terapidir. Fakat çiftlerin terapiye başvurması zaman alabilmektedir. Kliniklere son yıllarda vaginismusu olduğunu ifade edip erken tedaviye başvuranlar olsa da uzun yıllar evli olup tedavi arayışı olmayan çiftler de az değildir. Tedavi arayışlarının gecikmesinin nedenlerinden biri zamanla kendiliğinden düzelebileceğine, geçici bir durum olduğuna ya da kadının isteği ile bozukluğun düzelebileceğine inanılmasıdır. Fakat vajinismus kişinin iradesi ile ve zamanla iyileşebilen bir bozukluk değildir. Yine bu nedenle pek çok çiftin bize başvuru öncesi denediği; alkol alımı, kas gevşetici, psikiyatrik ilaçların alımının, jel ve pomadların kullanımının da faydası olmamaktadır. Çiftlerin genellikle ilk hekim başvurusu; yapısal, hymen/kızlık zarı ile ilgili bir bozukluk şüphesi ve bunun birleşmeye engel olabileceği düşüncesiyle ve çocuk sahibi olma isteği ile kadın doğum kliniklerine olmaktadır. Muayene bulguları çoğunlukla normaldir. Düşük olasılıkla gebe kalınabilir fakat normal doğum yapmaları zordur. Hymenin çıkarılması ameliyatları yapılabilmektedir fakat tedavi edici olmamaktadır. Tek seansta tedavi adı altında kliniklerde genel anestezi ile kadının uyutularak cinsel birleşme sağlanması gibi uygulamalara maruz kalmış çiftlere de rastlamaktayız, kuşkusuz ki etik dışı olmasının yanında, vaginismusu tedavi etmemekte ve zarar vermektedir. Bu gibi sonuç alınamayan tedavi girişimleri umutsuzluğa neden olmakta ve bozukluğun tedavisini zorlaştırmaktadır.

Vajinismus kadının değil çiftlerin sorunudur, eşler beraber tedaviye alınır. Terapide ilk basamak eşlerden bilgi alınması, teşhis koyulması varsa vaginismus dışı cinsel işlev bozukluklarının saptanmasıdır. Anatomi ve fizyolojisinin anlatılarak eğitim verilmesi, cinsellikle ilgili yanlış inanışların düzeltilmesi tedavinin diğer ve en önemli aşamasıdır. Ayrıca terapi boyunca kademeli alıştırmayı içeren ev ödevi uygulamaları önerilmektedir. Süre kişilere ve eşlik eden bozukluklara göre değişmekle birlikte, başarısı çok yüksek ve yüz güldürücü bir tedavidir.

Çiftlere öneriler:

Kendilerini yalnız hissetmemeleri; Vajinismus Türkiye’de yaygın ve kliniklerde sık karşılaşılan bir bozukluktur.

Tedavi için en kısa zamanda bir psikiyatri uzmanına başvurmaları.

Tedaviye başvurana kadar cinsel yaşamlarına devam ederken, birleşme denemelerinden ve çeşitli kaynaklardan edindikleri ilaç vs gibi uygulamalardan kaçınmaları.

Umutlarını yitirmemeleri; Cinsel terapi ile iyileşme oranları çok yüksektir.

Kaynaklar

Saddock BJ, Saddock VA. Klinik Psikiyatri. Aydın H, Bozkurt A (Çeviri Ed.) 2. Baskı, Ankara: Güneş Kitabevi Ltd.Şti., 2005,275-296

Amerikan Psikiyatri Birliği: Psikiyatride Hastaların Tanımlanması ve Sınıflandırılması El Kitabı, Yeniden Gözden Geçirilmiş Dördüncü Baskı (DSM-4-TR) Amerikan sikiyatri Birliği, Washington DC, Çeviri Ed. Köroğlu E. İstanbul: Hekimler Yayın Birliği 1998

Yetkin N. Cinsel Sorunlara Genel Yaklaşım, Cinsel İşlev Bozuklukları Monogram Serisi 3, Roche, 1999, 26-29