Erişkin Psikiyatri Polikliniği - Kişilik Bozuklukları

Kişilik Bozuklukları

Kişilik  Bozukluğu Nedir?

İnsan biyopsikososyal bir canlıdır. Kişilik biyolojik yapı, ruhsal kaynaklar ve sosyal etkileşimlerin sonucu bireyin duygu, düşünce, algılama ve davranış olarak kendini yaşam içinde ortaya koyma biçimi olup kişiyi öteki bireylerden ayıran ve süreklilik gösteren davranış özellikleridir.

Kişilik bozukluğu kişinin yaşam içindeki işlevselliğinde belirgin bozulmalara yol açmaktadır. Bireyin duygusal, sosyal ve iş ilişkilerinde yoğun tekrarlayıcı çatışmalar, boşluk duygusu, kendine veya çevreye yönelik yıkıcı davranımlar, çaresizlik mutsuzluk hali gibi birçok sorunun oluşmasına sebebiyet verebilir. Ayrıca birçok psikiyatrik bozukluğun oluşmasına da zemin hazırlayabilir. Bu kişiler tedaviye genellikle dirençli olup yakın çevresindeki kişileri de zorlayıcı yaşantılar içinde bırakıp çaresiz hissettirebilirler. Ancak bireylerin tedaviden kaçınmaları arttıkça rahatsızlığın seyri de derinleşir.

Kişilik Bozukluklarının Alt Alanları Nelerdir?

Kişilik bozuklukları üç kümede ele alınır. A kümesi (paranoid kişilik bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu, şizotipal kişilik bozukluğu), B kümesi (antisosyal kişilik bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu, histriyonik kişilik bozukluğu, narsisistik kişilik bozukluğu), C kümesi (çekingen kişilik bozukluğu, bağımlı kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif kişilik bozukluğu) şeklinde betimlenebilir.

Kişilik Bozuklukları Nedenleri Nedir, Ne Zaman Ortaya Çıkar, Yaygınlık Oranı Nedir?

Kişilik bozukluklarının belirtileri genellikle ergenlik, yetişkinlik döneminde ortaya çıkar. Kişilik bozukluklarının nedenlerine ilişkin birçok görüş olsa da, en sağlıklısı bir uzman eşliğinde kişinin derinlemesine biyolojik, psikolojik ve sosyal öyküsü ile birlikte  ilişkilendirilerek bireye yönelik nedenlerin tam olarak anlaşılmasıdır. Toplumda %6- sıklığı arasında görülmektedir.

Kişilik Bozukluklarında Tedaviye Ne Zaman Başvurulmalıdır?

Yukarıda belirtilen özellikler taşıyan bireylerde belirti ve yoğunluklar birbirinden farklı olsa da kişilerin bir uzmana başvurmaları önemlidir. Belirtiler ilk başta hafif olarak kendini gösterse bile ilerleyen dönemlerde belirtilerin ağırlaşması, kişinin işlevselliğini daha yoğunluklu etkilemesi ile birlikte tabloya zamanla diğer psikiyatrik rahatsızlıklarında eklenme olasılığı bulunabilmektedir. Dolayısıyla uzman tedavi ekibi birey için en uygun sağaltım biçimini psikofarmakolojik ve psikoterapötik olarak belirleyecektir. Ancak kişilik bozuklukları tedavisinde psikoterapi eşiği mutlaka gereklidir, özellikle dinamik yönelimli terapiler rahatsızlık seyrinde önemli bir etkiye sahiptirler.