Kulak Burun Boğaz Polikliniği - Kulak Hastalıkları

Kulak Hastalıkları

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonu (yüzücü kulağı - otitis externa) 

Dış kulak yolu enfeksiyonunun birçok sebebi vardır: Kulak kirini, pamuklu çubuklarla temizlemeye çalışmak çok hassas olan kulak yolu derisinde tahrişe neden olabilir. Bu hasarlı dokuya mikroplar kolaylıkla yerleşerek enfeksiyon oluşturur. Kulağın nemli olması (denize veya havuza girme, yazın çok terleme gibi sebeplerle) bazı bakterilerin enfeksiyon meydana getirmesine zemin hazırlar. Bu hastalık bazen orta kulak enfeksiyonu veya soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında da oluşabilir. Tüm bunların dışında; kirli sularda yüzmek, kulağı karıştırmak, kulak içinde yabancı cisim olması, alerji vb. sebeplerde dış kulak yolunda enfeksiyona sebep olabilir. 
Dış kulak yolu enfeksiyonunda kulakta kaşıntı, sarı-yeşil renkli ve kötü kokulu akıntı, ağrı ve tıkanıklık gibi şikayetler bulunur. Kulak yolu kızarık ve şiş görünür ve kulak kepçesine dokunmak veya hareket ettirmek ağrıyı arttırır.
Dış kulak yolu enfeksiyonun tedavisinde öncelikle, dış kulak yolunun temizlenmesi gerekmektedir. Bu işlem biraz ağrılı olabilir. İlaç tedavisi olarak ise dış kulak yolu enfeksiyonuna neden olan bakteri ve mantarların üremesini engelleyen antibiyotik ve anti-mantar damlaların kullanılması gerekmektedir. Damla damlatıldıktan sonra hasta birkaç dakika o pozisyonda bekletilir bu şekilde emilim artırılır.

Orta Kulak Enfeksiyonu 

Orta kulak iltihabı, orta kulağın virüs ya da bakteri kaynaklı, akut ya da kronik olabilen enflamasyonu/enfeksiyonudur. Soğuk algınlığı, burun alerjisi ve bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonları, orta kulağı genize bağlayan östaki tüpünün tıkanmasına yol açabilir. Bu da orta kulak iltihabının ortaya çıkmasına neden olur.
Orta kulak enfeksiyonunda kulak ağrısı ile birlikte kulakta dolgunluk hissi ve işitme azlığı şikayetleri bulunur. Bebeklerde hastalık kendini işitme kaybından çok ateş ve huzursuzluk ile gösterir. Orta kulak iltihabı çocuklarda çok sık görülen bir enfeksiyondur. Çocuklarda östaki tüpleri yetişkinlere göre daha kısa ve yatay olduğu için mikropların orta kulağa ilerlemesi daha kolay olur. Bu hastalığın çocuklarda daha sık görülmesinin bir başka nedeni de geniz eti adı verilen boğazın üst arka bölgesinde yer alan lenf bezinin erişkinlerden daha büyük olmasıdır. Yaş ilerledikçe orta kulak iltihabının görülme sıklığı da azalmaktadır. 
Orta kulak enfeksiyonu tedavisinde antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Eğer kronik orta kulak enfeksiyonu varsa (kulak problemleri 3 aydan daha fazladır devam ediyorsa ve kulak zarında delik varsa) ameliyat ile tedavi gerçekleştirilir.

Kulak Çınlaması 

Kulak çınlaması (Tinnitus) insanın kulağında ya da kafasında, ara ara ya da sürekli duyduğu makine sesi, kuş/böcek sesi, ıslık sesi, rüzgar sesi ya da zil sesi olarak tanımladığı bir ses duymasıdır. 
Çınlama bir hastalık değil, altta yatan diğer rahatsızlıkların neden olduğu bir şikayettir. Dünyada milyonlarca kişi kulak çınlaması sorunu yaşamaktadır. Temelde 2 çeşit çınlama bulunur; subjektif (öznel) tinnitus: yaygın görülen ve sadece hasta tarafından hissedilen çınlama; objektif (nesnel) tinnitus: daha nadir görülen ve hem hasta hem de başkaları tarafından duyulabilen çınlamadır. Bunlarla birlikte bazı kulak çınlamaları normaldir, çok sessiz bir yerde kişi kafa içinden gelen sesleri işitebilir. Normal vücut seslerini dışardaki gürültü bu sesleri maskelediği için günlük hayatta işitmeyiz.
Kulak çınlaması için çoğu kez özel bir tedavi bulunmamaktadır. Durum kendiliğinden düzelebilmekte ya da kişi bununla yaşamayı öğrenmektedir. Farklı nedenlerle ortaya çıkan kulak çınlamasının tedavisi de nedenlerine göre farklılık gösterir. Çınlama tedavisinde altta yatan bir hastalık olup olmadığı araştırılmalı; varsa işitme kaybı test edilmeli ve tedaviye altta yatan hastalığa göre başlanmalıdır. Beslenmenin düzenlenmesi, aktif hayat (spor-egzersiz), gürültüden korunma, nikotin, kafein ve alkol içeren yiyecek ve içeceklerden kaçınmak öneriler arasındadır.

Kulak Kiri (Buşon)

Dış kulak yolunun kendini temizleme özelliği sayesinde üretilen antibakteriyel ve anti-mantar salgı genellikle dışarı atılır. Ancak bazı kişilerde salgının fazla oluşu, dış kulak yolunun darlığı ve kulak pamuğu gibi cisimlerle kulak temizleme alışkanlıkları gibi sebeplerle bu salgı dışarı atılamaz ve kulak kiri (buşon) denilen birikintiye sebep olur. 
Kulak kiri (buşon); işitme azlığı, kulak ağrısı, kulakta dolgunluk ve tıkanıklık hissi, çınlama, kulakta zil veya gürültü sesi, Kulak kaşıntısı, kulaktan kötü koku gelmesi ve koyu renkli kulak akıntısı gibi şikayetlere yol açabilir. 
Tedavi için kirin temizlenmesi gereklidir, bu işlemden önce yumuşatıcı yağ bazlı solusyonlar (gliserin) ya da hidrojen peroksid (oksijenli su) uygulanması temizleme işleminin daha rahat yapılabilmesini sağlar. İşlem sonrasında zaman zaman kısa süreli dengesizlik görülebilir.
Orta Kulakta Sıvı Birikmesi (Seröz Otit/Effüzyonlu Otit)
Orta kulak boşluğunda iltihaplı olmayan sıvının birikmesi demektir. Hastalar en sık ortaya işitme azlığı şikayeti ile başvurur. Yedi yaş altı çocuklarda dikkatsizlik, kelimelerin yanlış telaffuz edilmesi, yüksek sesle televizyon seyredilmesi, okul başarısında düşme gibi durumlarda ebeveynler orta kulakta sıvı birikmesi konusunda dikkatli olmalıdırlar.
Seröz otitin tanısı kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı tarafından muayene ve işitme testleri yapılarak konulur. 
Birçok durumda hastalık kendiliğinden geriler ancak gerileme olmazsa ilaç tedavisi uygulanır, ilaç ile geçemeyen durumlarda ise küçük bir cerrahi müdahale ile kulak zarına orta kulağın havalanmasını sağlamak amacıyla 6 – 12 ay arasında kalan geçici tüp takılır.

İşitme Kaybı

İşitme kaybına neden olan birçok farklı sebep vardır. İşitme kayıplarının şiddeti, hafiften ağıra doğru değişmektedir. Bazı işitme sorunları muayene ile teşhis edilirken, bazıları için çok sayıda test gerekebilir. İşitme kayıpları genel olarak 3'e ayrılır: İletim tipi işitme kaybı, sensörinöral (alım tipi) işitme kaybı ve mikst (karışık) işitme kaybı. 
Yaş ilerledikçe işitme kaybının olması normaldir. 65 yaş üzeri kişilerin %60’ında, 80 yaş ve üzeri kişilerin ise %90’ında çeşitli derecelerde işitme kaybı görülmektedir. Bunun dışında işitme kaybı riskini artıraan durumlar şunlardır; Genetik Hastalıklar: Ailede işitme problemi olan birisinin olması işitme kaybı yaşama olasılığını artırır; Meslek: Gürültülü ortamlarda (fabrika, inşaat alanı gibi) çalışan kişiler, yüksek sese uzun sure maruz kaldıkları için işitme sorunlarıyla karşılaşabilirler; Bazı İlaçlar: Antibiyotikler ve kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar, aşırı dozda aspirin, ağrı kesici, diüretik gibi ilaçlar, kulak çınlaması ya da işitme kaybı gibi geçici olarak yaşanan işitme sorunlarına neden olabilir; Menenjit gibi beyini ve beyin zarını etkileyen bazı hastalıklar iç kulakta hasar oluşturarak işitme kaybına yol açabilirler.
İşitme kaybının belirtileri her zaman çok belirgin olmadığı için kişiler genelde bu sorunu göz ardı etme eğilimindedirler. Televizyon ya da radyonun sesini rahat duyabileceğiniz şekilde açtığınızda, başkaları sesin yüksekliğinden rahatsız oluyorsa, günlük hayatta konuşmaları duymakta zorluk çekiyorsanız veya kelimeleri yanlış anlıyor ve insanlara dediklerini tekrar ettiriyorsanız, insanların eskisi gibi net ve anlaşılır konuşmadığını hissediyorsanız bir KBB uzmanına başvurmanız gereklidir.
İşitme kaybı tedavisi, sorunun nedenine ve şiddetine göre değişmektedir. Tedavi seçenekleri şöyledir: kulak kirini temizletmek, ilaç tedavisi, işitme cihazı veya ameliyat.

Vertigo (Baş Dönmesi)

Vertigo; kişinin ve/veya çevresinin döndüğünü hissetme hali yani bir hareket yanılsamasıdır. Hastalar etrafın kendi çevresinde veya kendisinin etraftakilerin çevresinde dönmesi olarak tarif ederler vertigoyu. Hastaların günlük aktivitelerini kâbusa çevirebilecek, onları yatağa düşürecek kadar şiddetli olabileceği gibi sadece ara ara bir kayma hissine ve bir göz kararmasına da neden olabilen bir rahatsızlıktır.
Vertigo bir hastalık olmayıp, başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar. Vertigo oluşma kaynağına göre Periferal ve Santral Vertigo olarak ikiye ayrılır. Çoğunlukla iç kulak hastalıklarına bağlı Periferal olarak ortaya çıkar. Santral Vertigo ise beyinde bulunan denge merkezlerindeki sorundan kaynaklanır. 
Vertigo teşhisi en zor hastalıklardan biridir, ciddi hastalıkların belirtisi olabileceği için asla ihmal edilmemeli ve bir uzman doktora başvurulmalıdır.
Tanı için vestibular testler yapılır, bunlar;
– Videonistagmografi (VNG) :
–  Odyometrik Testler
– BERA / ABR:
– Oto Akustik Emisyon (OAE) :
Vertigo tedavisi doktorun muayene sırasında yaptıracağı bazı hareketlerden, cerrahi tedaviye uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar bu nedenle sebebe yönelik özel tedavi planlanmalıdır. Vertigo tedavisinde KBB’ nin yanı sıra nöroloji, dâhiliye, fizik tedavi değerlendirmeleri gerekebilir.