Feneryolu Dil, Konuşma Terapisi Polikliniği - Ses Bozuklukları ve Ses Kısıklığı

Ses Bozukluğu

SES BOZUKLUKLARI VE SES KISIKLIĞI

Ses kısıklığı olan bireyler bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurur ve uzman tarafından videostroboskopi, laringoskopi gibi aletler kullanılarak gırtlakta yapısal veya işlevsel herhangi bir bozukluk olup olmadığı araştırılır. Uzman hekim hastalığın tanısını koyar ve sorunun cerrahi ve/ veya ses terapisi metotlarından hangisi ile tedavi edilmesi gerektiğine karar verir.

Ses terapisi kimler tarafından yapılır?

Ses terapisi, yalnızca üniversitelerin sağlık bilimleri fakültelerindeki 4 yıllık dil ve konuşma terapisi lisans programından veya dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora programından mezun olmuş dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılabilir.

29007 sayılı Resmi Gazete yayınlanan “Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik” EK1 ve EK1/B maddelerinde ‘Ses Terapisi’ sağlık meslek mensubu olarak dil ve konuşma terapistlerinin görevleri arasında tanımlanmıştır. Bu nedenle ses terapisi için gidilmesi gereken uzmanın mezun olduğu fakülte ve bölümler iyi araştırılarak seçim yapılmalıdır.

Ses Terapisi şan dersi değildir, meslek yasası gereği konservatuvar veya müzik öğretmenliği eğitimi almış eğitmenler tarafından yapılamaz.

Konuşma sesine yönelik terapi ile şarkı sesini eğitmek ayrı şeylerdir. Önce konuşma sesi, ses terapisi ile bu konuda uzman bir dil ve konuşma terapisti tarafından düzeltilir. Ardından şarkı sesi , şan eğitimi ile şan eğitmeni tarafından çalıştırılır. Patolojik sese verilen şan eğitimi ile sağlıklı sese verilen şan eğitimi de farklıdır. Patolojik sese verilen şan eğitimleri de bu konuda uzman olan şan eğitmenleri tarafından verilmelidir.

Ses terapisi ve sesin değerlendirilmesi

Dil ve konuşma terapisti, ses kısıklığı veya şikayeti yaşayan bireyleri algısal ve akustik ve/veya aerodinamik analizlerle değerlendirerek sesin kalite, perde ve şiddet gibi özelliklerini ortaya koyar. Bireyin ses kullanımını farklı ortamlarda değerlendirerek kişinin yaptığı ses suiistimalinin nedenini bulmaya çalışır. İlk görüşmede hastadan ayrıntılı bir öykü alarak sesini olumsuz yönde etkileyen tüm yanlış kullanımları belirler. Hastanın medikal öyküsü ayrıntılı olarak dinlenir ve şikayetin başlangıcı ve seyrine dair bilgi elde edilir. Dil ve konuşma terapisti, hastanın duygusal durumuna dair bilgi edinir ve yaşanılan ses bozukluğu şikayetinin stres ve psikojenik durum kaynaklı olup olmadığını araştırır. Yapılan ayrıntılı değerlendirmenin ardından her hastanın tanısına ve özelliklerine uygun bir ses terapisi programı hazırlanır ve hastayı terapi süreci hakkında bilgilendirilir. Terapi sürecinin sonunda tekrar akustik ve/veya aerodinamik ses ölçümleri alarak tedavi öncesi-sonrası sonuçlar karşılaştırılır ve hastaya gerekli açıklama yapılır.

Akustik Ses Analizi

Akustik ses analizinde hastaların ses üretim işlevleri indirekt olarak değerlendirilir. Ses telleri bu analizde doğrudan görüntülenmez, ancak ses tellerinin titreşim özelliklerine ilişkin bilgi edinir. Ses terapisinin gidişatı ve işe yararlığı konusunda objektif bilgi verir.

Kliniğimiz bünyesinde ses bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapi süreci için Computerize Speech Lab ve Visi-Pitch analiz sistemleri kullanılmaktadır.

Aerodinamik Ölçümler

Aerodinamik ölçümler ses üretiminde kullanılan hava volümü ve hava akımı miktarını ölçer. Ses tellerinin titreşimi ses tellerinin bir araya gelmesi, subglotik basınç, ve glotisteki hava akımı sayesinde olur. Dolayısıyla, hava volümü ve akımı ölçümleri; hastaların  fonasyon için gerekli hava akımını düzenleyerek laringeal mekanizmayı uygun bir şekilde kullanıp kullanmadığına dair bilgi verir.

Kliniğimizde aerodinamik ölçümler için Phonatory Aerodynamic System (PAS) kullanılmaktadır.

Ses Suistimali

Ses suiistimali daha çok yaşam tarzı ve kişisel faktörlerle ilişkilidir. Yoğun ses üretimi gerektiren aktivitelere katılmak, profesyonel ses kullanıcısı( öğretmen, spor antrenörü, şarkıcı) olmak ses sağlığının bozulması açısından risk faktörüdür.

Sigara kullanımı ses tellerinin hassas dokusuna zarar veren ve ses sağlığını olumsuz yönde etkileyen alışkanlıklardan biridir.

Yoğun konuşmak, gürültülü ortamlarda konuşmak, şarkı söylerken uygun olmayan vokal teknikler kullanmak, boğaz temizleme davranışı ve kronik öksürük ses tellerine zarar veren diğer davranışlar arasındadır. Tüm bu zarar verici davranışlar; gırtlakta, ses tellerinde doku değişikliğine neden olarak ses bozukluğu yaratabilir. 

Ses Teli Nodülleri

Nodüller ses tellerinin epitel tabakasında oluşan iyi huylu lezyonlardır. Nodüller genellikle ses tellerinin en çok titreştiği, titreşim esnasında en çok zorlama olan bölgede oluşurlar. Çoğunlukla çift taraflıdırlar çünkü bir tarafta oluşan nodül karşı taraftaki ses teline çarparak zarar verir.

Nodül oluşumunun nedeni vokal travma ve ses suiistimalidir. Aşırı konuşmak, yüksek sesle konuşmak, çığlık atmak, bağırmak, alışkanlık haline gelmiş öksürük veya boğaz temizleme davranışı nodül oluşturan nedenler arasındadır. Gırtlak reflüsü de nodül oluşumuna neden olan faktörlerden biridir.

Ses Üzerindeki Belirtileri Nelerdir?

Nodülün ses üzerindeki belirtileri çok hafif düzeyde olabileceği gibi şiddetli belirtiler de gösterebilir. Ses teli nodülü olan hastaların sesleri genellikle kısık, kaba ve soluklu olarak duyulur. Bazı durumlarda da nodüller ses tellerinin kütlesini arttırdığı için temel frekans(F0) düşer ve düşük perdeli bir ses üretimi söz konusudur. Nodüller ses tellerinin kapanmasını engellediği için ses telleri arasında boşluk olur ve ses üretimi sırasında hava kaçağı oluşur. Hastalar genellikle seslerinin sabah saatlerinde iyi olduğunu; ancak gün içinde kötüleştiğini belirtirler.

Nasıl tedavi edilir?

Nodüller için en iyi ve uygun tedavi yöntemi ses terapisidir. Ses terapisinde konuşma sesine yönelik ses eğitimi, ses hijyeni ve doğru ses kullanımına ilişkin terapi ve ses egzersizleri uygulanır. Cerrahi müdahale önerilmemesinin nedeni nodüller operasyonla alınsa bile kişinin yanlış ses kullanım alışkanlığı devam edeceği için tekrar oluşmaları muhtemeldir. Yanlış ses kullanımı ise yalnızca terapi ile düzeltilebilir.

Polipler

Nodüllere benzer olarak polipler de ses tellerinde oluşan iyi huylu yapılardır. Poliplerin yapısı nodüllerden farklı olarak daha yumuşaktır ve içi sıvı doludur. Nodüller genellikle çift taraflı olarak görülürken polipler daha çok tek taraflıdır. Poliplerin ses tellerindeki konumları tipik olarak belli bir yerde konumlanmış değildir. Nodüller genellikle zaman içinde sesin devamlı kötü kullanılmasıyla oluşabilirken polipler yalnızca tek bir ekstrem ses travması ile oluşabilir. Ayrıca; enfeksiyonlar, alerjiler, gastroözefageal reflü ve hipotiroidi gibi endokrin hastalıklar nedeniyle de oluşabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Belirtiler polipin yerine ve büyüklüğüne göre değişmektedir. Eğer polip ses tellerinin kapanmasını ve titreşimini etkilerse ses kısıklığı şikayeti olacaktır. Belirgin olarak kaba ve nefesli bir ses kalitesi duyulabilir. Ses perdesi düşük olabilir, yani kişilerde daha kalın bir ses duyulur.

Nasıl tedavi edilir?

Ses teli poliplerinde ses terapisi yalnız başına yeterli değildir. Çoğunlukla cerrahi müdahale gerekmektedir; ancak ses terapisi cerrahi müdahalenin ardından poliplerin tekrar oluşmasını engellemek için mutlaka gereklidir.

Reinike ödemi

Lezyonun tek bir yerde yerleşmesinden ziyade ses tellerinin tamamı etkilenmiştir. Ses tellerinin görünümü içi sıvı dolu, geniş balonlara benzemektedir. Nedeni çok büyük sıklıkla yoğun sigara kullanımı ile ilişkilidir. Ses üretimi genellikle zorlu ve yoğun çaba gerektirmektedir. Bu hastaların ses tellerindeki yoğun kütle artışı nedeniyle nefes almada zorluk şikayetleri de olabilir. En belirgin nedeni sigara kullanımıdır.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Kadın hastalarda görülen en belirgin belirti seslerinin erkek sesi gibi duyulmasıdır. Özellikle telefonda konuşurken erkek sesi olarak algılanabilir. Bu değişim aniden olmaz, yıllar içinde yavaş yavaş değişen bir ses söz konusudur.

Nasıl tedavi edilir?

Yaşam tarzı ve ses kullanımında değişiklikler yapılması için ses hijyeni terapisi verilmelidir. Hijyen terapisi çoğu zaman tek başına yeterli olmadığı için cerrahi müdahale de gereklidir. Müdahalenin ardından hastaların ses terapisi alması gerekir.

Kontakt ülser ve Granülom

 Ülser, ses tellerinin mukozal yüzeyinde dokunun üst tabakasındaki kayıp nedeniyle oluşan ve genellikle enflamasyonla birlikte görülen lezyondur. Granülom ise gırtlak bölgesinde oluşan damarlı dokulardır.

Kontakt ülserin birincil nedeni sesin kötü kullanılması, özellikle düşük perdeli ses kullanımı nedeniyle zorlu bir ses üretimidir. Bir diğer nedeni ise gastroözefageal reflüdür. Mide asidi yemek borusundan yukarı çıkarak yutak ve gırtlak bölgesine ulaşır ve tahribata neden olur. Gırtlağın arka bölgesindeki hassas dokularda hasar oluşur. Yetersiz su alımı durumun daha da kötüye gitmesine neden olur.

Genel anestezi sırasında entübasyon tüpü takılması bazı durumlarda ses tellerine bası yapıp ülsere neden olabilir. Ülser ve granülomun diğer nedenleri de alerjiler, enfeksiyonlar, kronik boğaz temizleme alışkanlığıdır.

Belirtileri nelerdir?

Kontakt ülserler,  nodül ve polipten farklı olarak ağrı verici olabilir. Gırtlakta yanma hissi veya kulakta zonklama hissi olarak belirti verebilirler. Boğaz temizlerken ve öksürürken ağrı hissiyatı daha da artabilir. Ses üzerindeki etkisi ise azalmış ses perdesi, konuşurken çabuk yorulma, kısık ve boğuk ses olarak kendini gösterebilir.

Nasıl tedavi edilir?

Uzman hekimler hastalığın tanısını koyar ver eğer reflü, alerji gibi rahatsızlıklar varsa uygun tedaviyi başlatır. Bu hastalıklarda nadiren cerrahi müdahale önerilir; çünkü cerrahinin ardından nüks etme oranı % 37-%50 civarındadır. Dil ve konuşma terapisti hastanın gerçekleştirdiği uygun olmayan perde kullanımı, yanlış soluk alıp verme, sert glotal atak gibi ses suiistimali davranışlarını belirler ve bunların giderilmesi için ses terapisine başlar. Burada önemli olan yanlış ses kullanımı davranışlarının terapist tarafından saptanması ve önlenmesidir. Hastalara yumuşak fonasyon davranışını öğreterek glotal atakların azaltılması önemli terapi hedeflerinden biridir.

Kistler

Ses telleri üzerinde içi sıvı dolu yapılardır. Genellikle grandüler sekresyonların ve mukusun birikmesi ve boşaltım yapılamaması nedeniyle oluşurlar. Gırtlak içerisinde mukus bezlerinin var olduğu herhangi bir yerde de oluşabilirler. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Kistler genellikle geniş tabanlıdır. Tek taraflı veya çift taraflı olabilirler. Tek taraflı olduğunda karşıdaki ses teline çarparak dokuda hasara neden olarak şişlik yaratırlar.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Kistte kişilerin hissettiği en belirgin belirtiler kısık ve kaba ses, ağrı, yutma güçlüğü ve yabancı cisim hissiyatıdır.

Nasıl tedavi edilir?

Kistlerin tedavisi cerrahi yöntemdir; ancak sonrasında ses terapisi verilmesi gerekmektedir.

Sulkus Vokalis

Sulkus vokalis ses tellerinin birinde veya her ikisinde oluk biçiminde uzanan girintilerdir. Oluklar yüzeysel veya derin olabilir. Sulkusların nedeni net olarak bilinmemektedir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan edinilmiş de olabilir. Doğuştan sulkuslu olan bireylerin ses bozukluğu şikayeti yaşamları boyunca hep var olmuştur. Sonradan oluşan sulkuslar ise yaşlanma, ses teli felci, enfeksiyon veya iyi huylu lezyonların dejenerasyonu nedeniyle olabilir. Bazı durumlarda da gırtlak cerrahisi sonrasında ortaya çıkabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Belirtiler sulkusun derinliğine göre değişir; ancak genel olarak güçsüz ve kısık bir ses duyulur. Kişiler konuşurken çok çaba harcarlar ve sonuç olarak bir süre sonra sesleri yorulmaya başlar. hafif düzeydeki durumlarda ise normale benzer bir ses üretimi duyulur; ancak bir süre sonra ses yorulmaya başlayabilir ve şarkı söylemede zorluk yaşayabilirler.

Nasıl tedavi edilir?

Sulkusun tedavisi çoğunlukla cerrahidir. Kullanılabilecek bir diğer yöntem de doku kaybının olduğu yerlere yağ veya kolajen gibi dolgu maddesi enjeksiyonudur. Bu yöntemlerle birlikte ses terapisi alınması da gerekmektedir. Cerrahi müdahale öncesinde ve sonrasında ses terapisi ile hastanın kapanmayan ses telini kapatmaya çalışmak için gösterdiği hiperfonksiyon davranışlarının yok edilmesi amaçlanır. Yine cerrahi öncesinde hastaya ses hijyeni eğitimi verilerek ses telleri üzerindeki travma azaltılmalıdır. Eğer kişi cerrahi müdahale yöntemini tercih etmiyorsa ses terapisi ile doğru ses kullanımı öğretilerek gün içinde yorulma süresini uzatmak amaçlanır.

Papillom

Papillomlar küçük ve siğilimsi iyi huylu tümörlerdir. İyi huylu olmalarına rağmen kolayca yayılabilir ve ses ve yutmayı önemli ölçüde etkileyebilir. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. Çocuklardaki seyri daha agresif ve yoğundur. Genellikle önce ses tellerinin ön tarafında ortaya çıkarlar, ardından da ses tellerinin tamamına, yalancı ses tellerine, eriepiglotik kıvrımlara, soluk borusuna, ve bronşlara yayılabilirler.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Belirtiler tümörlerin yerine ve yoğunluğuna bağlı olarak değişir. Ancak genel olarak kısık, soluklu ve nadiren ses kaybı olarak kendisini belli eder. Eğer hava yolunu etkilemişse de solunum güçlüğü ve nefes alırken hırıltı duyulur. İlk aşamalarda yalnızca nefes alırken hırıltı duyulurken hastalık ilerledikçe nefes verirken de hırıltı oluşur. Ayrıca kişilerde öksürük, zatürre ve yutma güçlüğü görülebilir.

Bu hastalığın nedeni human papillomavirus(HPV)’dir. Bu virüs aynı zamanda genital siğillere ve serviks kanserine neden olan virüslerle aynı ailedendir. Gırtlak papillomlarından HPV 6 ve HPV 11 virusleri sorumludur.

Nasıl tedavi edilir?

Tedavinin amacı papillomları azaltarak güvenli bir hava yolu yaratmak, ses kalitesini arttırmak, birden fazla cerrahi müdahale olması gereken durumlarda müdahaleler arasındaki zaman aralığını arttırmaktır. Hastalığın agresifliğinden dolayı genellikle kişinin tekrarlayan cerrahi müdahaleler olması söz konusudur. Sık sık yapılan ameliyatlarda komplikasyon gelişme olasılığı vardır. Ses tellerinde skar dokusu veya laringeal web gelişme olasılığı vardır. Bazen de subglotik stenoz gelişebilir. Cerrahi müdahalenin ardından da ses terapisi verilmesi önerilir. Kişilere böylece ses mekanizmalarını en iyi şekilde kullanmaları öğretilir. Terapi ile ses tellerindeki gerginlik azaltılmaya çalışılır. Bu hastalara ses hijyeni eğitimi vermek de oldukça önemlidir.

Laringeal Web

Laringeal web, ses telleri arasında gelişen perde benzeri bir dokudur. Genellikle anterior komissürde olurlar ve uzunluk ve kalınlıkları değişiklik gösterir. Bazı hastalarda web çok kısa olabilir ve hasta bunun farkına bile varmaz. Ancak bazı hastalarda ise o kadar büyüktür ki solunum sıkıntısına neden olur.

Doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Doğuştan olan webler daha nadirdir. Sonradan oluşanlar ise ses tellerinin maruz kaldığı travmalar nedeniyle olabilir. Entübasyon travması, gırtlak cerrahisi sonrası iyileşme dokusu olarak ortaya çıkabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Belirtiler webin büyüklüğüne göre değişebilmektedir. Kişilerin sesleri tamamen kısık olabilir veya hafif düzeyde de kısıklık görülebilir. Beslenme problemleri de görülebilir.

Nasıl tedavi edilir?

Tedavisi cerrahi müdahaledir. Uzman hekim tarafından webin kesilmesi gerekir.

Psikojenik Ses Bozuklukları

Psikojenik ses bozuklıkları, organik olmayan ses bozuklukları veya fonksiyonel ses bozuklukları olarak da adlandırılabilir. Bu bozukluklar genellikle stres, kaygı, kişisel problemler, cinsel kimlik problemlerinden kaynaklanan ses bozukluklarıdır. Diğer ses problemlerinde olduğu gibi ses suiistimali, gastroözofageal reflü, alerji gibi eşlik eden başka faktörler de olabilir.

Pek çok psikojenik ses sorununda gırtlağın normal olduğu; ancak ses işlevinin bozulduğu görülür. Bozukluk genellikle stres nedeniyle gırtlağın ekstrensek ve intrensek kaslarının aşırı düzeyde kasılması nedeniyle olur. Stres durumunda kişilerde vücudun genelinde, özellikle de boyun ve baş bölgesinde kas gerilimi olduğu görülür.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Organik olmayan bozuklukların ses üzerindeki belirtileri çeşitlilik göstermektedir. Belirtilerin birkaçı bir arada görülebilir veya yalnızca bir belirti de kendini gösterebilir. Soluklu, kısık, kaba, boğuk ve gergin bir ses duyulabilir. Ses perdesi ve yüksekliği ile ilgili sorunlar da görülür. Bazı durumlarda ise sesin tamamen kaybolması yani hiç çıkmaması söz konusudur. Bu hastalarda görülen belirtiler birbiri ile tutarlı değildir. Bazılarında ses tellerinin normal görünüme sahip olduğu, ancak ses üretiminin bu ses tellerinden beklenmeyecek düzeyde kötü olduğu görülür. Bazı durumlarda ise ses üretimi kişinin moduna ve durumlara göre değişebilir. Kimi zaman da kişinin sesinin belli aralıklarla normale döndüğü, sonrasında tekrar bozulduğu görülür.

Nasıl tedavi edilir?

Kişiye özel uygulanacak ses terapisi teknikleri ile bu hastalara normal ses üretimi yaptırtmak mümkündür. Aynı zamanda problemin asıl kaynağının çözülebilmesi için psikolojik, psikiyatrik destek de önerilmelidir.

Konversiyonel Afoni

Bu bireyler öksürme, gülme gibi refleksif davranışları gerçekleştirirken ses üretimi olur; ancak istemli ses üretimi sırasında ses telleri hareket etmez ve tamamen kısık bir ses duyulabilir. Gırtlak bölgesi oldukça gergindir. Kişilerde bazen falsetto ses duyulur ve perde kırılmaları da gözlenebilir. Problemin ortaya çıkışı aniden olabilir veya zaman zaman kaybolan ses şeklinde başlayabilir. Çoğu hasta yaşadıkları ses kaybının bir enfeksiyon veya hastalıkla birlikte olduğunu belirtir. Bu hastaların çoğunluğunda solunum sistemi hastalıkları (astım, bronşit, üst solunum yolları enfeksiyonu) ve/ veya sindirim sistemi hastalıkları da görülmektedir.

Konversiyonel afoninin nedeni strestir ve kadınlarda daha çok görülür.

Nasıl tedavi edilir?

Konversiyonel afoninin tedavisi ses terapisidir. Burada amaç normal ses üretim mekanizmasını davranışsal terapi teknikleriyle geri getirmektir. Hastalar ses terapisine çok kısa süre içinde yanıt vermektedir. Gırtlak bölgesindeki kas gerilimini azaltmak için gerekli olan terapi teknikleri uygulanmalıdır. Hastalara aynı zamanda gerekli görülen durumlarda psikoterapi de önerilmelidir.

Kas Gerilim Disfonisi

Gırtlağın ekstrensek ve intrensek kaslarında ve yüz, boyun, omuz gibi alanlardaki kaslarda aşırı fonksiyon görülür. Kas gerilimi; hastanın boynuna, çenesine ve boğazına bakıldığında görülebilir. Hastalar genellikle bu alanlarda ağrı hissettiklerini ve ses üretmek için yoğun çaba harcadıklarını belirtirler. Kas gerilim disfonisi birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle oluşur. Yoğun ses kullanımı kaslarda gerginliğe neden olan psikolojik faktörlerle birleştiğinde ve doğru olmayan ses üretimi olduğunda kas gerilim disfonisi olabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Belirtiler hafif düzeyde veya şiddetli bir biçimde görülebilir. Kas gerilim disfonisi olan kişilerin soluklu, kısık ve gergin bir sesleri olabilir.  Yoğun ses kullanımı olursa belirtiler daha da kötüye gidebilir.

Nasıl tedavi edilir?

Tedavisi ses terapisidir. Kas gerilimini azaltmaya yönelik gevşeme egzersizleri uygulanır. Hastalara kas gerilimini kontrol altına alma teknikleri öğretilir. Laringeal manipülasyon uygulanarak gırtlak bölgesindeki gerginlik azaltılmaya çalışılır.

Püberfoni (Mutasyonel Falsetto)

Ergenlik sonrası dönemde erkeklerde uygun olmayan ince ses kullanımıdır. Ergenlik esnasında erkek gırtlağı ve ses telleri oldukça belirgin bir değişim içine girer. Daha uzun ve kalın ses telleri oluşmaya başladığından ses perdesi düşer, yani daha kalın bir ses oluşur. Püberfonide bu değişiklikler olmasına rağmen genellikle psikolojik nedenlerden dolayı ses perdesi değişmez. Kişiler sesin kalınlaşmasından dolayı utanç duyabilir ve değişime direnç gösterdikleri için ergenlik öncesi dönemdeki gibi ince ses kullanmaya devam ederler. Bu dönemde değişimler gereği seste sık sık perde kırılmaları olduğundan kişilerin uygun olmayan ince ses kullanımı bu perde kırılmalarını ve değişen ses özelliklerini sabit kılma çabası sonucu da olabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Bu bireyler, düşük perdeli yani kalın erkek sesi yerine ergenlik öncesi dönemde kullandığı ince sesini kullanmaya devam eder. İnce ses( yüksek perde) kullanmaya çalışmak gırtlak kastarında çoğu zaman gerginliğe neden olur. Bu sesin üretimi sırasında ses telleri hızlı bir şekilde titreşirler ve titreşim esnasında tam kapanma yapamazlar. Sonuç olarak da hem ince hem de soluklu ve güçsüz bir ses duyulur. Anormal ince ses kullanımı nedeniyle genellikle telefonda kadın sanılabilirler veya çocuksu olarak algılanabilirler.

Püberfoninin ince ses kullanımına neden olabilen işitme kaybı, endokrin problemler veya nörolojik problemler gibi diğer rahatsızlıklarla karıştırılmaması gerekir.

Nasıl tedavi edilir?

Püberfoninin tedavisi ses terapisidir. Dil konuşma terapistleri hastalara kalın ses kullanımını ses terapisi ile öğretebilirler. Bir veya iki seans ile tedavisi mümkündür. İlk seansta kalın ses elde edilir ancak kişinin günlük hayatında yeni olan kalın sesini kullanmayı her durumda sürdürebilmesi için bir seans daha yapılması önerilir.

Nörojenik ses bozuklukları

Nörojenik ses bozuklukları; inmeler, Parkinson hastalığı, MS (Multiple Skleroz), ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz), travmatik beyin hasarı ve beyinde doğuştan olan bozukluklardan kaynaklanmaktadır.

Ses teli felci

Ses teli paralizisi olarak da adlandırılır. Yaşamın herhangi bir döneminde olabilir. Bebeklerde doğum travması nedeniyle veya carrahi müdahale sonrası, doğuştan olan kalp rahatsızlıkları veya diğer medikal müdahaleler nedeniyle olabilir. Yetişkinlerde ise nedenleri çeşitlidir. Viral enfeksiyonlar, inme, ilerleyici nörolojik hastalıklar, kafa travması, sinirleri tutan kanser ve tiroid ameliyatı sonucu ses teli felci olabilir. Bazen de ses teli felcinin nedeni bilinmemektedir.

Ses teli felci ses tellerinin yalnızca birinde veya her ikisinde olabilir. Ses telleri addükye( kapalı) veya abdükte(birbirinden ayrı) pozisyonda sabitlenmiş olabilir. Bu nedenle de belirtiler ses tellerinin açık veya kapalı durumda kalma pozisyonlarına göre değişir. Bu hastalarda yalnızca ses üretiminde değil nefes almada, yutmada ve öksürmede problemler olabilir.

Ses üzerindeki belirtileri nelerdir?

Yalnızca bir ses telinde felç varsa ve orta hattan biraz uzaklaşmışsa hastanın sesi nefesli ve güçsüz olabilir. Eğer felçli olan ses teli daha fazla orta hattan uzaklaşmışsa belirtiler daha belirgin ve kötü olacaktır. Her iki ses telinde de felç varsa ses üzerindeki etkisi daha kötüdür. Kişinin sesi tamamen kısık olabilir. Her iki ses teli de felç nedeniyle kapalı konumda sabitlenmişse ses bozukluğundan ziyade hayati risk taşıyan solunum problemi olur. Kişiye entübasyon veya trakeostomi açılmazsa ölümle sonuçlanabilir.

Nasıl tedavi edilir?

Ses teli felcinin durumuna ve şiddetine göre cerrahi müdahale, enjeksiyon veya ses terapisi yöntemlerinden biri seçilir.