COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Tik Bozuklukları Nedir?

Tikler, ataklar halinde aniden kişide meydana gelen tekrarlayıcı, istemsiz, amacı olmayan hareketler ve sesler olarak tanımlanabilir. Tikler, genellikle çocukluk çağında ortaya çıkmaktadır. Başlangıç yaşı 6 yaş civarı olabildiği gibi daha ileri yaşlarda da ortaya çıktığı bilinmektedir. Tikler, ergenlik dönemine veya erken yetişkinlik dönemine doğru iyileşme gösterebilir. Ayrıca tikler var olduğu süre içerisinde de dalgalanma gösterebilir. Bir başka deyişle, çocuğun tikleri zaman zaman azalabilir veya artış sergileyebilir. Tiklerin artış göstermesini etkileyebilecek birçok faktör bulunmaktadır. Stres, yoğun zorlayıcı duygular (üzüntü, kaygı, öfke vb.), büyük yaşamsal olaylar, yorgunluk gibi etkenler bu faktörlerin başında gelmektedir. Çocuğun daha sakin hissettiği durumlarda tiklerde azalma gözlemlenebilmektedir. 

Tikler, “motor” ve “vokal” olmak üzere iki temel alt gruba ayrılmaktadır. Göz kırpma, kaş kaldırma, omuz silkme, boyun ve baş sallama, çeşitli ağız hareketleri en sık görülen motor tiklerdir. Burun çekme, burundan sesli bir şekilde nefes verme, boğaz temizleme ve öksürme ise yaygın olarak görülen vokal tikler olarak sayılabilir. Tikler tekil olarak çocukta bulunabileceği gibi, çoğul bir şekilde de var olabilir. Örneğin, boğaz temizleme tiki olan bir çocuğun aynı zamanda göz kırpma tiki de olabilir. Tekil veya çoğul olmalarının yanı sıra, tikler basit ve karmaşık olmak üzere de sınıflandırılmaktadırlar. Basit tikler genellikle amaçlı olmayan ve genelde tek bir kas grubunun veya anlamsız seslerin (boğaz temizleme, omuz kaldırma vb.) aktif olduğu türden tiklerdir. Öte yandan karmaşık tikler daha amaca yönelik sayılabilecek (cümleleri, sesleri tekrar etmek, kötü kelimeleri tekrar etmek, yürüyerek daire çizmek, yumruk veya tekme atmak vb.) daha fazla kas grubunun eşlik ettiği karmaşık hareketleri ve sesleri içermektedir. Bazı tikler başlamadan hemen önce haber verme özelliğine sahip olabilirler. Çocuklar kimi zaman tikler başlamadan hemen önce “uyarı sinyalleri” olduğundan söz ederler. Kaşıntı, batma, karıncalanma, huzursuzluk gibi duyumlar en sık görülenler sinyaller arasında yer almaktadır. 

Tiklerin oluşum nedenlerine bakıldığında, henüz kesin bir nedensellik sunulamamakla birlikte bilimsel yayınların, genetik, çevresel etmenler ve belirli beyin ağlarının disfonksiyonu üzerinde durdukları görülmektedir. Nörogelişimsel bir durum olarak görülen tik bozuklukları diğer psikiyatrik durumlar ile eş zamanda kendisini gösterebilmektedir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk en sık eş görülen tanılardır. Eğer çocukta eş zamanlı olarak bu tanılardan herhangi biri bulunuyor ise, eş zamanlı tedavi uygulanması veya bu durumlardan birisine yönelik tedavi uygulanması tiklerin iyileşmesine katkı sağlayabilir. Eş zamanlı görülen durumların haricinde, tiklerin yaşamında etkilediği alanlar ve bunlara bağlı yaşanan ruhsal sıkıntılar olabilir. Tikleri olan çocukların sosyal ve aile içi ilişkilerinde, akademik başarılarında olumsuz etkilenmeler yaşanmaktadır. Bu olumsuz etkilere bağlı olarak çocuk daha mutsuz, içine kapanık, sosyalleşmeden uzak, öfkeli veya kaygılı hale gelebilir. Tiklerin psikolojik tedavisinde hem tikler ile baş edebilme hem de tiklere bağlı ortaya çıkan ikincil sorunlar ele alınmaktadır.

Psikolojik tedavide, tikler hakkında verilen detaylı psikoeğitim (hem ebeveynlere hem çocuğa) oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü birçok çocuk yaşadığı durumu anlamlandırmak konusunda zorlanmaktadır. Tikler hakkında bilgi sahibi olan çocuk ve aile, tikler ile daha sağlıklı baş edebilmektedir.

Psikolojik tedavide, ikinci önemli müdahale ise “Alışkanlığı Tersine Çevirme” tekniğidir. Bu teknik ile beraber hem çocuk hem aile tiklerin oluşumu hakkında farkındalık kazanır ve tikler yerine daha işlevsel hareketlerin yerleştirilmesi planlanır. 
 

Thumbnail [200x200]
Uzman Klinik Psikolog

Klinik Psikolog Duygu KARAOĞLU

Tıbbi Kadro