Çocuk ve Ergen Psikiyatri Polikliniği

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Polikliniği

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi; 0 - 18 yaş grubundaki çocuk ve ergenlerin gelişimsel, ruhsal, bilişsel, akademik ve sosyal alanlardaki zorlukları ile ilgilenen bir uzmanlık dalıdır. Bu anlamda oldukça geniş bir görev alanı olan çocuk ve ergen psikiyatrisi, doğumdan başlayıp ergenlik döneminin bitimine kadar süren sağlıklı gelişimin sağlanması ve var olan ruhsal, bilişsel bozuklukların tanı ve tedavisi için çalışır.

Tedavi ettiğimiz hastalıklar arasında; Yaygın Gelişimsel Bozukluk (Otizm Spektrum Bozukluğu), Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Özgül Öğrenme Güçlükleri (Disleksi, Disgrafi, Diskalkuli), Çocuklarda Görülen Kaygı Bozukları, Okul Başarısızlığı, Sınav Kaygısı, Okul Fobisi, Özgül Fobiler ( Böcek, Örümcek, Yükseklik Korkusu gibi), Çocukluk Depresyonu, Davranış Bozuklukları, Zihinsel Problemlere Bağlı Davranış Bozuklukları, Dürtü Kontrol Bozukluğu, Öfke Kontrol Problemi, Tik Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Konuşma Gecikmesi, Fonolojik Bozukluklar, Kekemelik, Çocukluk Döneminde Görülen Şizofreni ve Bipolar Bozukluk sayılabilir.

Tedavi seçeneklerimiz içinde bireysel psikoterapi, oyun terapisi, beyin uyarım ve yeni özel eğitim tekniği olarak Ergoterapi ve Duyu Bütünleme tedavisi de vardır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun görülme sıklığı nedir?

Çocuklarda en sık görülen psikiyatrik bozukluk iken, sanılanın aksine erişkinlerde görülme olasılığı hiç de nadir değildir. Çocuk ve ergenlerde  görülme sıklığı % 3 – 13, erişkinlerde ise % 4 civarındadır. Tüm dünyada yapılan çalışmalar neticesinde dünya çapında görülme sıklığı ise ortalama % 5 – 7 olarak saptanmıştır.  Erkeklerde kızlara göre daha sık görülmektedir.

Belirtileri nelerdir?

Temel olarak 3 grup belirtisi vardır. Bunlar dikkat ile ilgili eksiklikler, aşırı hareketlilik (hiperaktivite) ve dürtüselliktir. Dikkat eksikliği; odaklanma ve dikkatin sürdürülmesinde problem, unutkanlık, eşya kaybetme, dış uyaranlarla (gürültü, kalabalık gibi) dikkatin çabuk dağılması, dinlemiyormuş gibi görünme, dikkatsiz hatalar yapma gibi belirtiler verirken; hiperaktivite durdurulamayan bir hareketliliği tanımlar. Hiperaktif çocuklar sanki motor takılmış gibi durmadan koşabilir, evde koltuk tepelerinde veya dolap üstlerinde dolaşabilir, oturması gerektiği ortamlarda oturamaz ya da otursa bile elleri ayakları kıpır kıpırdır. Genellikle hiperaktivitesi olan birçok çocuğun annesi bebeklerinin henüz karınlarındayken bile çok hareketli olduğunu belirtirler. Bu durdurulamayan hareketlilik aslında keyifli bir hareketlilikten ziyade çocuğun kendi kontrolünü kaybettiği ve maalesef birçok kez tatsız kazalar ile sonuçlanan huzursuz bir hareketlilik durumudur. Dürtüsellik ise sıra bekleyememe, sabırsızlık, başkaları konuşurken lafa dalma ve aklına geldiği anda sonucunu düşünmeden yapılan hareketleri kapsar.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)

Tanım – “ Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) “ ya da eski bilinen adıyla “ Yaygın Gelişimsel Bozukluk (YGB) “, çocukluk çağı nörogelişimsel bozuklarından biridir. Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde başlar. Bazı çocukların gelişimi aksayarak ilerlerken, bazı çocuklar önce normal gelişim gösterip bir süre sonra gerileme gösterebilirler.

Temel Belirtiler

İki grup temel belirtisi vardır.

1- Bunlardan ilki toplumsal iletişim ve etkileşimde olan problemlerdir ;

  • Konuşma ve dil gelişiminde görülen aksaklıklar: gecikmiş konuşma, yetersiz kelime dağarcığı, ses tonunda tuhaflıklar
  • Dilin kullanımında görülen problemler: zamirleri yanlış kullanma ( “ben” yerine “o” gibi), sürekli aynı kelimeleri veya duyduğu anons benzeri içerikleri tekrarlama, karşısındaki kişinin sözlerini papağan gibi tekrarlama,
  • İnsanlarla ve yaşıtlarıyla iletişim kurmaya isteksiz olma. Sürekli yalnız vakit geçirme isteği.
  • Sosyal ortamlara uygun davranamama

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Bebeklerde Güvenli Bağlanma

İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyal iletişimin, yani kişilerarası iletişimin esasını bireylerin bağlanma stilleri ve bebeklik - erken çocukluk dönemindeki yaşantıları büyük oranda etkiler. Bağlanma erken yıllardaki duygusal ve sosyal gelişimin yaşamsal bir komponentidir. Birincil bakımveren ve bebek arasında özellikle yaşamın ikinci 6 ayında gelişen ve bebekte güven duygusunu yerleştiren güçlü bir bağdır. Anne-bebek bağlanması sosyal ilişkilerin başlangıç noktasını oluşturur ve gelecekteki ilişkiler için anahtar rolü oynar. Bu nedenle bebeklerdeki bağlanma özellikleri ve bu özellikleri etkileyen faktörler birçok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Bunlardan en çok bilinenleri “bağlanma” kavramını 1958’de ilk kez kullanan Bowlby ve bağlanma şekillerini tanımlayan Ainsworth’tur.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Alt Islatma ( ENÜREZİS )

Alt ıslatma bir hastalık mıdır? Alt ıslatmanın bir tanımı var mıdır?

Alt ıslatma davranışı bazı çocuklarda belli bir yaşa kadar gece veya gündüz görülebilen bir davranıştır. Gece uyku sırasında veya gündüz herhangi bir etkinlik sırasında meydana gelebilir. İdrarın tamamını veya bir kısmını ( damlama şeklinde ) kaçırma şeklinde olabilir. Bu durum çocuğa idrar kontrolünün öğretildiği, tuvalet eğitimi döneminde normal sayılabilir. Ancak uluslararası sınıflamalara göre zihinsel gelişimi normal olan çocuklarda belli bir yaştan sonra olması normal değildir. Bazı çocuklarda doğumdan itibaren idrar kontrolü hiç sağlanamazken (primer – birincil); bazı çocuklarda kazanılan idrar kontrolü herhangi bir hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, diabetes mellitus, epilepsi gibi) veya psikososyal bir etkenden (boşanma, kardeş doğumu, anne-baba kaybı gibi) sonra yeniden kaybolabilir (sekonder – ikincil). 

Detaylı bilgi için tıklayınız.